Sayı 28: Şıpsevdi

30.00

Stokta
Stok kodu: Z3453-14 Kategoriler: , , ,
  • Seviveriş – HAMDULLAH AYDIN

Belki de şıpsevdi kendindekini sevdiydi. Ne zaman ki aradığı ile buluşma tamamlanamadı, yeniden sevdi. Arayışlar içinde sevme, aramalarda şıpsevme.

  • Esasında bu da aşk! – AGÂH AYDIN

Aşk onu yaşamayanın, yaşayamayacak olanın bilemeyeceği, idrak edemeyeceği bir duygudur ve aslında aşk yoktur diyen de haklıdır! Esasında bu da aşkı arayan aşksız şıpsevdilerin trajik aşklarıdır; hep aynı adamlar, hep aynı kadınlar, hep aynı boşluk.

  • Böyle bir sevmek – TAMER AKER

Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir

azıcık okşasam sanki çocuktular

bıraksam korkudan gözleri sislenir

ne kadınlar sevdim zaten yoktular

  • Sistem kadın erkek eşitliğini şıpsevdi – OĞUZ BERKSUN

Seks günümüzde şıpsevdi ilişkilerde kendine yeni anlamlar ararken, gerçek aşkın yerinde yeller esiyor.

  • An’ların vazgeçilmez ağırlığı – HİRA SELMA KALKAN

Hayatın geçiciliğini yadsıyan, ölümsüzlük haliyle kavrulanların Don Juan’ın cezalandırılmasını istemeleri anlaşılır bir şey. Onların tüm öğretilerini çürüten, çeşitliliği gösteren, anlık olanın mümkün ve kabul edilebilir olduğunu, dahası sonlu yaşamı gözüne gözüne sokan bir bilge. Dolayısıyla tehdit edici.

  • Don Juan Olmak – FİGEN ABACI

Psikodinamik açıdan Don Juan’ı analiz ettiğimizde pek de şiirlerdeki sempatik yüze ulaşamıyoruz (…)

Kendinden çıkamayanın ötekine varmasını bekleyemeyiz ama Don Juan’lar bu varışın fantezisi peşinde daha pek çok ilişkiye yelken açacaklardır.

  •  Şıpsevdi üzerine – AYHAN EĞRİLMEZ

Şişirir ve söndürür

şişirir ve söndürür

Her şıpsevdi aşığı çok kısa zamanda terk edilmeyi tadacaktır.

(…) Şıpsevdi, âşıklarının imgeleriyle balon gibi oynar.

(…) Sevgilinin gelecek zamanı kısa, nesnesi değişkendir.

  • Bahar yağmuru: Şıp şıp şıp – YEŞİM DORMAN

Keşke hepsi tek bir adamda toplansaydı. Emre gibi içli, Alp gibi ateşli, Hasan gibi doğal, Kemal gibi varlıklı, Yusuf gibi bonkör, Batu gibi muzip… Yok yok o zaman da dünden kalma pilavla ezogelin çorbasına dönerdi erkekler. Böyle daha iyi.  Hepsinin tadı başka. (…)teneke çatıya nasıl da güzel damlıyor yağmur şıp şıp şıp…

  •  Şıpsevdiler neden aşk acısı çekmezler ve konformist olurlar? – CENGİZ GÜLEÇ

Her toplumda uydumcu şıpsevdiler ile uymazcı devrimcilerin varlığı hem yararlı hem tehlikelidir.

  • Yalnızlık fırtınasındaki ruhların sığınağı aşklar – FEYRUZ USLUOĞLU

Biten bir ilişkiden sonra durmaksızın başkasına başlamak hayatın verdiklerini cömertçe yaşamak mıdır? 

  • Sevemez kimse beni benim sevdiğim kadar – ŞEBNEM SOYSAL

Şıpsevmek iyidir. Bu sayede kişinin yalnızlık hissi ortadan kalkar, ait olma ve güvenlik ihtiyacı giderilir. Sevi nesnesi sayesinde organizma bütünlüğünü koruyup hayatına devam etmesini sağladığı için şıpsevmek işlevseldir.

  • İki mektuptan aşk – AHMET İNAM

Birdenbire anladım: senin biricikliğinden, yıllar yılı görmediğim bir sevgilinin biricikliğine geçivermiştim. 

  • Şıpsevdi: Beni dinler misiniz? – ÇETİN BALANUYE

Ağzımızdan çıkan bölük pörçük ve çoğun küçük yalanlarla tamamlanan o görkemli hikâyemizin, bir kadının kulaklarına ulaşınca aldığı kıvam afrodizyakların en güçlüsüdür. (…) Bizi dinlerken, cinsel bir baştan çıkarıcıyı dinler gibi değil, çocuksu bir içtenlikle dinlemesi gerekir. Böylece yeni bir bakire kulakla daha aşkımız başlamış olur.

  • Kısa bir hikâyedir şıpsevdilik – SİBEL ERENTAY

Her hazdan tadıp kendini tüketen bu zaman hırsızlarının başladığı noktaya dönmediği görülmüyor. Hep en başa dönülüyor, ilk kırılan kalbe.

  •  Postmodern bir şıpsevdinin akıl hastanesi günlüğü – küçük İSKENDER

Departmanımızın başındaki kadın sık sık kimi bayi toplantılarında brifing için Kuzey Afrika ülkelerine uçuyordu. Refakat için bulunmaz elamandım; ben de onunla gidiyordum. (…) Bazı gecelerde şen dulu mutlu etmek de benim yaşımdaki bir delikanlı için bulunmaz nimetti.

  • Şıpsevdi erkek midir yoksa kadın mı? – YAŞAR SÖKMENSÜER

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “Şıpsevdi” romanındakiler kadar olmasa da, o “rol” genelde erkeğe yakıştırılır.(…) Erkeğe yakıştırılması, kadına yakıştırılanına başka “ad” taktıkları için midir bilinmez bizim ülkede?  “Hamama gider kurnaya, düğüne gider zurnaya âşık olur” atasözü, fonetiğindeki gibi ironik, hoşgörülü yansı(tıl)maz kadına.

  • Aşk ve sanat – TAHİR ABACI

Yaşını başını almış erkek yazarların genç kızlara yönelik ilgisinde performans korkusundan kaynaklanan bir patoloji bulunduğu ileri sürülür. Vladimir Nabokov’un “Lolita”sında, Yasunari Kawabata’nın “Uykuda Sevilen Kızlar”ında bu tür bir patolojinin bakış açısından yayıldığı hissedilir. (…) Kabul edelim ki aşk, ilk gençlik kuşağında ya da 35 yaş sonrasının burnu sürtülmüşlerinde daha uygun iklim bulabiliyor.

  • “Yaşasın libido enerjisi” Karikatürist: Mehmet Çağçağ – Söyleşi: M. Emin Önder

“Belki de şıpsevdilik bir gün yaşamın gerçeği olacak. Şıpsevdiler yeni hayatın sert koşullarına karşı daha dayanıklı nesiller olacak, kim bilir?”

  • Yeni Paradoks Diyalektika’dan: Şıpsevdiyi sevmek  (sevmenin doğal hali) – HAYDAR ERGÜLEN

Şıpsevdilerin adresi belli: Gezi Parkı. Şimdi orada değiller ama şıpsevdiye her yer Gezi, her yer park zaten!(…)  şıpsevdiler gerçekte her şeyin geçici, malın mülkün dünya hal olduğunu aşkın da baki olmayacağını, kimseye kalmayacağını göstermek için kendilerini feda eden çapulcular olabilir.

  • Derin bir “ahh!” çekiştir şıpsevdilik… – GÜROL TONBUL

Koş vatandaş koooş. Durma yanaş,yok burada savaş!

Ayakta durma ayaktan olursun, gözle bakma gözden olursun.

Bir bilet al,içeri dal! Koooş vatandaş kooş!

  • Seyrişıpsevdi – FUNDA SAKAOĞLU

1664 yılında Moliere’in kaleminde hayat bulan Tartuffe’ün ve 1959 yılında Nazım Hikmet’in kaleminde hayat bulan Tartüf 59’un, 2013 yılında olayların seyrine göre saf değiştiren çağdaşlarından ideolojik olarak hiçbir farkı yoktur.

  • Don Juan ve Kazanova – GÜLSELİ İNAL

Don Juan ve Kazanova; her ikisi de ataerkil toplumun birer aşk figürü. Ortak noktaları her ikisinin de “geçiciliği” temsil etmeleri.  Bir başka ortak nokta ise ataerkil toplumda anaerkil iki erkek figürü olmaları. (…) 21. Yüzyılda onlara daha sık rastlayacağız; çünkü gerçek anlamda anaerkil dönem başladı artık.

  • Keşke “şıp” diye sevsek – KÜLTEGİN ÖGEL

Sevmenin şapına, şıpına, şupuna bakmasak, hatta fark etmesek. Şıp’ın götürdüğü yere gitsek.

  • Eros’un gezileri – ASLI KAPROL

Şıpsevdiliklerine kılıf giydirmek için doğaya yelken açan bazı nüktedanlar şöyle savunurlar zaaflarını: “Bak arılar bile en iyi balı yapmak için bin bir türlü çiçeğe konuyor. Doğanın kanunu bu. En iyi sonuca kavuşmak için çok çiçek koklamalısın ki nadide olanın kıymetini bilesin.” İyi de arı en iyi balı yapmak için çabalıyor senin yapmak istediğin bal ne? Arı kadar bile beyin taşımayacaksan yaşamanın ne anlamı var?

  • Leyla’dan geçme faslındayız – TARHAN GÜRHAN

Şu kahpe dünyada şıpsevdiliği bir dönem de olsa yaşamamış olan var mıdır? Kim istemez ki şıpsevdi olmayı!

  • Vay canına, bana deli oluyor! – MÜGE YONCA ÖZDOĞAN

Hayat bir aşk şarkısı mı acaba? Kim daha güzel söylüyor? (…) Ruhumuza acıdığımız, berbat ve yalnız hissettiğimizde ne yapılabilir bilmiyorum, herkes için tek bir şarkı yok çünkü… Bugün sizin kulaklarınızda çınlayan müzik, yarın başka bir yerde olacak, dün başka yerdeydi zaten…

  •  Fikriye Teyze’yle yaz monoloğu – TUĞÇE ISIYEL

Birbirimize bedenlerimizi sunmaktan değil ama ruhlarımızın çıplaklığını göstermekten utanıyoruz. (…) Bedenlerimizin terli yerlerine dokunuyoruz da ruhlarımızın terli yerlerine tahammül edemiyoruz, hatta ondan iğreniyoruz. (…) Sevişmekten utanmadığımız birine, sevdiğimizi söylemekten utanabiliyoruz. Bedenlerimizi özgürleştiriyoruz ama bu özgürlükte ruhlarımızı boğuyoruz.

  • Aşk yanılsamaları ekseninde şıpsevme ve iktidar ilişkisi – ZÜLKÜF KAÇMAZ

Önce hızlı bir şekilde yüceltir göklere sevdiğini, doyamaz seyretmeye, sonra yeni sevgili gelince de çeker ellerini, umursamaz ve düşüşünü izler acımasızca.

Ağırlık 0.25 kg