Sayı 22: Mizah

25.00

Stokta
Stok kodu: Z3453-9 Kategoriler:
  • Mizah gelişimi: En güvenli doğum kontrol yöntemi! – EMİNE ZİNNUR KILIÇ

Mizah en güvenli doğum kontrol yöntemlerinden birisidir. Nüfus artırıcı yöntemlerin başında toplumda mizahı öldürmek gelir!

  • Çizgi – Öykü: Son 10 yılın en soğuk kasımıydı ve Merkür geri gidiyordu – M.K. PERKER
  • Mizah duygusu – AHMET RİFAT ŞAHİN

Neden bazı durumlar karşısında güleriz de başka bazı durumlar karşısında gülmeyiz? Gülmemizi ya da gülmememizi sağlayan zihinsel, duygusal süreçler nelerdir?

  • Mizahın toplumsal işlevi ve kötüye kullanımı: Aşağılayıcı mizah – HAKAN ATALAY

İşyerlerindeki mizah araştırmaları üst düzeydeki erkeklerin cinsel çağrışımları olan abartılı mizah gösterileri yaptıklarını, kadınlarınsa engellendiklerini göstermektedir. Örneğin, bir psikiyatri servisindeki çalışmada, üst düzey psikiyatrların alt düzeydekilere ve -hemşire ve personel gibi- diğer çalışanlara göre daha çok ve müstehcen mizah kullandıkları bulunmuştur.

  • Yüzyıl sonra tekrar espriler ve bilinçdışı ile ilişkileri – FİGEN ABACI    

Otoriteler GÜLMECE karşısında zayıftır. Gerçi insanlık tarihi yasaklanan mizah ürünleriyle doludur ama bu yeni bir mizah konusu oluşturmaktan başka da bir işe yaramamıştır

  • Gülerek Bilgilenmek” kitabının yazarı, Psikiyatri Profesörü Özcan Köknel: “Her insan ayrı bir dünya” – Söyleşi: ASLI KAPROL BOYRAZ

“Psikolojinin bize öğrettiği, her insanın ayrı bir dünya olduğudur. Benim gibi düşünmüyor, hissetmiyor demeye hakkım yok. Ama kişiler birlikte yaşamak istiyorsa ortak ilkelere, kurallara uyacaklar. Bunu da bize toplumsal psikoloji öğretiyor. (…) İletişimde, karşı tarafta olumsuz duygu yaratacak bir mesajın olmaması en çok dikkat edilmesi gereken nokta. Mizahta da aynı kural geçerli.”

  • Hadi bir espri yapın! – KÜLTEGİN ÖGEL

Birçok espri fakirinin agresif olduğu dikkati çeker. Espriyi değil agresyonu becerirler. (…) Siyasette bile bunu görmüyor muyuz?

  • Güleriz ağlanacak halimize – YANKI YAZGAN

Mizah güldürür ya da gülümsetir. Peki, güldüğümüz her durum mizahi mi?

  • Mizahi mizaç, her derde ilaç – SİBEL ERENTAY

Mizah duyguları gelişmiş olan çocukların sorunlarla başa çıkmada aileden daha az destek gördüğü, çevreyle ilgili olduğu, erken dil gelişimi gibi özellikler sergiledikleri biliniyor. (…) Gülmenin, telaş içinde ve huzursuz olma halini yüzde 20 azalttığı belirtiliyor. Uzmanlara göre bu oran, ilaçların sağladığı etkiye eşdeğer… En büyük avantaj ise gülmenin yan etkisinin bulunmaması…

  • Komikaze – ERDİL YAŞAROĞLU
  • Bir muzip gnostik: Mutasavvıf Nasreddin – M. BİLGİN SAYDAM

Hoca’nın ya tutarsa diye göle maya çalması, kazanın doğduğu gibi ölebileceğine işaret etmesi, zihni, maddeye içkin nedenselliğin tutsaklığından çıkmaya davet etmesidir. (…) Hoca, dünyanın merkezinin eşeğinin ön ayaklarının durduğu yer olduğunu söyler ve sınırlı mantığın sınırsızı belirlemede yetersiz kalacağını hissettirir. (…) Hoca altındaki eşeği saymayınca, sürüdeki eşeklerin sayısı eksik çıkar; inip de sayınca sürünün tamam olduğunu görür. Gerçekliğin içinde gömülü iken eksik ya da yanlış olan algılama, gerçekliğin zorlayıcılığından uzaklaşınca daha bütüncül olmaktadır.

  • Anadolu’dan yükselen hümanist kahkaha – CENGİZ GÜLEÇ

Nasreddin Hoca’nın insana ve topluma kimi zaman saldırganlık ölçüsünde eleştirel bir tutumla yaklaştığına tanık oluruz. Ancak bu eleştiriler hicivde olduğu gibi doğrudan saldırıyı içermez. Güler yüzlü bir eleştiridir. (…) Anadolu’nun Selçuklu döneminden başlayarak Osmanlı’nın geç dönemlerine kadar varlığını sürdüren heterodoks-ezoterik (batıni) kültürünü yaratan Alevi-Bektaşi toplulukları aslında Hoca tipini yaratmıştır diyebiliriz. Heterodoks topluluklar, Hoca’nın üzerinden ikiyüzlülükle alay etmiş, eksikliklerini örtük biçimde itiraf etmiş, Ortodoks bağnazlıkla onun aracılığıyla dalga geçmiş, kısacası toplumsal ruh sağlığını korumayı başarmıştır.

  • Feminist mizah ve Doris Dörrie – HANDE ÖĞÜT

Kadın mizahı saklıdır; inceliklerle, metaforlarla, örtük ifadelerle sarmalanmıştır.

Kadını ötekileştiren, ezen, üzerinde hegemonya kuran ya da kendi isterlerine göre kategorize ederek adlandıran egemen bakışı, eril dili sarakaya alır, eleştirir. (…) Gündelik hayattaki saçma olanı, olağan şiddeti ve içselleştirilmiş iktidar biçimlerini bulup çıkararak, normalleşmiş beden ve cinsiyet politikalarının, ev içinde, sokakta ve medyadaki kadın tasvirlerinin altındaki şiddeti görünür hale getirmenin araçlarından biridir kadınlar için mizah.

  • Şaka, şaka! – İSMAİL GÜZELSOY

Hiçbir şaka uzun süre yaşamaz ama her şakanın sonucu derin bir faça olarak yerleşir kalır sistemin suratında. Cem Yılmaz, yaptığı işin farkında değil henüz. Kahkaha atılan bir şeydir, tutulan değil. Bomba gibi…

  • Yeşilde  dur  kırmızıda  geç – KÜÇÜK İSKENDER

Hangi maymun yediği muzun kabuğuna basıp düşer ve buna güler ki… İleriki yıllarda, gülmek bir akıl hastalığı belirtisi olarak literatüre alınırsa kim itiraz edebilir?

  • Dünyada her şey şakadır! – NESLİ KESKİNÖZ BİLEN

Hiçbiri iki çocuğunu ve eşini kaybettikten sonra “komik opera” bestelemesi istenen, oysa hep kan revan kaldığı konulara ilgi duyan Verdi kadar cesur değildi: Son operası “Falstaff”ı yaşam görüşünü de özetleyen tek bir cümle ile bitirmişti: “Tutto nel mundo e burla.”

  • Bir yaşam savaşı olarak mizah: Fallik tanrıların alaycı oyunları – İSMAİL GEZGİN

Ölümün hiçliğinin verdiği korkuyu bastırmak isteyen insan ritüeller, ilahiler, putlar üretmiş, öyküler yazmıştır, çünkü insan

aynı zamanda mitojeniktir; zihninin yarattığı mitoslarda kendine biçtiği rolü eksiksiz oynamak onun vazifesidir. (…)

Fallik tanrılara atfedilen alaycı oyunların izleri günümüze kadar gelmiştir. Bu oyunlar, halkın suçluluk duygusundan uzak ölüme kafa tutmasını, onunla alay etmesini kolaylaştırmıştı.

  • Sekssiz kalmak – SUKUTÎ SONDEM
  • Kara mizahi filmler antolojisi – TAN TOLGA DEMİRCİ

Çoğunlukla edebi yapıtlardan yola çıkılarak hazırlanmış olan André Breton’un “Kara Mizah Antolojisi”, eğer sinema üzerinden ve günümüzde kurgulanmış olsaydı, listeye hangi filmleri dahil etmek gerekecekti?

  • Dejenere Sanat: Ben anlamıyorsam kötüdür! – MELTEM YAKIN ÜLDES

Hitler, kendi doğrularına olan hastalıklı güveniyle ve hakkında gerçek anlamda bilgi sahibi olmadığı sanata ve sanatçıya böylesine fütursuzca ve cahilce hükmetme arzusuyla kendisini nasıl bir kara mizah öğesine dönüştürdüğünü görebilseydi eğer, mutlaka bir kere daha düşünürdü.

  • Resmimizin Nasreddin’i Cihat Burak: Miyavv miyavvvuuu – EBRU ACAR TARALP

Cemal Süreya’nın “Resmimizin Nasreddin’i” dediği Cihat Burak, farklı teknik ve malzemeleri çalışmalarına katarak yaptığı fantastik yorumlarında hicivli oyunlar oynamaya, çevresini ve dönemini “ti”ye almaya fincanlarla, cezvelerle, kedilerle devam etti. (…) Günlük yaşamdan aldığı kesitleri anılarıyla yoğurur, içine biraz da ince bir mizah anlayışı katar. (…) Popüler kültür hayatımızdan Beyaz Kelebekler ve Zeki Müren’in yanı sıra bazı resimlerinde Lady Diana, Maria Callas, Onasis, Hitler, Görring bizden biriymiş gibi çıkar karşımıza.

  • Güler yüzlü bir kavgadır mizah – GÜROL TONBUL

Mizahın eleştirel gücü giderek yerini göbek gıdıklama seanslarına bırakıyor. Mizah yaratalım derken dilin anası ağlıyor, insanca olan her şey dışlanıyor. Gerçek mizah alanı ve mizahçı yalnızlık kulvarlarına itiliyor. Özgürlük isteği baskılarla, akıl hurafeyle, insanca değerler parayla, doğruluk ve dürüstlük kocaman yalanlarla çatışıyor.

  • Zor ve karanlık zamanların güçlü silahı – LEVENT TOKUÇOĞLU

“Turşu mu daha kolay kurulur, darbe mi daha kolay yapılır? Yanıt: Darbe. Zira, darbe için beş tane, turşu için çok daha fazla sayıda hıyar gereklidir.”

  • Bu bir mizah yazısı değildir! – HAYDAR ERGÜLEN

Yoksa mizah çaktırmadan yapılan bir şey midir? Benim gibi mizahtan, ironiden, gülmeceden, hatta fıkra anlatmaktan bile nasipsiz birinde mizah ne arasın ki onun yazısını yazayım bir de!

  • Bir ev kadınının çok acıklı hikâyesi… – TUBA AKYOL

Bir kadın mutfakta aşçı, dışarıda hanım, evde ekonomik, dostlarına yardımcı, tüm dünyaya ve eğer çocuksuzsa arkadaş çocuklarına karşı müşfik olmalı… Ben böyleyim. Fakat çok zorlu bir hayat, acılı bir mücadele… Evde denemeyin.

  •  Hayatın içinden mizah: “Öbür dünyada ayrı düşeceğiz doktor; bir tek ona yanarım” – LEVENT METE

Zalimin yüzüne tutulan aynanın, hoyrat ellere batan dikenin, hayatın içine gizlenmiş mizahın, çok sonra farkına vardım.

  • “Met Üst” – METİN ÜSTÜNDAĞ
  • Bütün “popo’ya gülebilenler”, birleşin! – GÜLAYŞE KOÇAK

Birbirini tanımayan bir insan grubuna yaratıcı yazma eğitimi verirken buzları kırmanın, yaratıcı düşünceyi fişteklemenin ve insanların yazma utangaçlığını aşmalarına yardımcı olmanın ve sınıfı yazmak konusunda gaza getirmenin yegâne yolu, mizah! Dahası, evet, en “aşşşağılık”, “çiş”li, “kaka”lı mizah!

  • Kurdeşen – Sukutî SONDEM
  • Bana neye güldüğünü söyle, ben senin… – FİGEN ŞAKACI

Dobralıkla dangalaklık arasındaki sırattan gelip geçerken karşısındakine omuz atmayı sevenler vardır ki (…) bu türler muhatabının gözünün içine direkt bakıp söz söyleyemez, bunlar daha çok kırk dereden üstü başı sırılsıklam çıkıp, ilk rastgeldiğine camızın göle çöğürtmesi gibi bir laf ediverirler.

  • Fetmegâh çilesi – DENİZ GEZGİN

Fetmegâhların şu sefil dünyayı sebebi ziyaretleri insanları bir son olduğuna inandırmaktı. Yukarıda defteri dürülenlerin, akıl yularını gevşetmişlerin başında bekler, onlar uykudayken kulaklarına eğilir, her şeyin bir sonu olduğunu fısıldarlardı.

  • Banana banana bana da banana – CANSU ZEHRA

Seni inceden delirtmek zevklerin en güzeli… Alıştım hasretine… Ye desen yiyemem ki!

Zihnimde uyandırdığı cinsel çağrışımlar ve görgü kaynaklı engellemelerle sınırlı değil muzla ilişkim. Öyle sahneler var ki hafızamda, beni güldürürken annemi hâlâ utandırır. Bir muzun bir insana nasıl buz gibi ecel terleri döktürüp personasını tuz buz ettiğinin anlatısıdır.

  • İzan, izah, mizah ve ötekileştirme – YAŞAR SÖKMENSÜER

Mizahın ne olmadığını anlamak da ne olduğunu anlamak da yaman iş hâlâ bu ülkede. Mizahın izahı, ders olarak mı okutulmalı?

  •  Espriler, gerçeklikler ve dokunulmazlıkları üzerine… – TUĞÇE ISIYEL

Karikatürler, özellikle otoriteyle ilgili düşündüklerimizi, eleştirilerimizi “espri” kisvesi altında ifade etmenin sıkça rastlanan bir biçimini oluşturuyor. Gerçeği acımasız bir şekilde gösteren bir karikatüre karşı çıkan politikacı da çoğu zaman komik duruma düşüyor. “Adam espriden anlamıyor” deniliyor ve buna karşı bir polemik söz konusu olmuyor. Çünkü espri, beraberinde dokunulmazlığını da var ediyor.

  • Müstakil cennet – TARHAN GÜRHAN

Allah’ın televizyonu biziz nasıl olsa, hem de günü gününe canlı yayın! (…) Eğer cennet varsa, lütfen herkes kendi müstakil cennetini kursun ya da talep etsin. Çünkü kutsal kitaplarda olmayan mizah, hiç sanmam ki cennette olsun.

  • Komik miyiz biz yoksa deli mi? – YEŞİM KARA

“Atatürk mü doğacaaaak? Niye geldin sen yine, Atatürk mü doğacaaak!” diye bağıra bağıra annemi hastanenin kapısından kovan doktora inat, annem artık çaresizlikten mi acıdan mı hastaneye bir şekilde sızmış. Ertesi gün annemi hastanede kucağında benle yatarken bulan doktor, “Nee! Sen doğurdun mu?” demiş.

  • İnsan halleri: Himini himini himini – ERCAN YAŞA

Bir canlı düşünün, öleceğini biliyor ama ölmeyecekmiş gibi ömrünü sürdürmeye çalışıyor. Bundan daha büyük -kara- mizah olabilir mi? Kendi yarattığı kavramlarla kavrulmak zavallı insanın kaderi…