Sayı 10: “Gülmek”

25.00

Stokta
Stok kodu: Z3453-3 Kategoriler:
  • Kendinizi gıdıklayamazsınız! – HAKAN ATALAY

Solo gıdıklanma solo seksten bile daha boştur; mastürbasyon yapıp orgazma ulaşabilirsiniz, fakat kendinizi gıdıklayamazsınız. (…) İnsani çatışmaların en masum biçimi olan gıdıklama kavgaları, gülmeyle dolu bir al-ver ilişkisinde bizi birbirimize bağlar; belki de tüm toplumsal oyunların temeli budur.

  • Stand-up sahnesinde bir Henri Bergson – LEVENT METE

– Kimsin sen amca yahu?

– Henri Bergson’um.

– Tamam onu anladık da aslında kimsin?

– Adım Henri.

– Peki Henri Amca, ne istiyorsun benden?

– Ödenmemiş kira borçlarını tahsil etmek için geldim.

– Hadi ya! Neyin kirası bu?

– Soyut anlamların içine yerleştirdiğin yumurcaklar için.

  • Bergson’un yaşam felsefesi ve gülme üzerine düşünceleri – EROL GÖKA

Biz psikiyatri uzmanları, çok fazla gülen, uygun olmayan yer ve zamanlarda gülen kimselere tanı koymaya çalışan insanlar olarak, bu sağlıksız (patolojik) durumların biyokimyası hakkında çok şey biliyoruz ama galiba ağaçlardan ormanı göremiyoruz. Bergson’a ormanı görebilmek için gereksinmemiz var diye düşünüyorum.

  • Gülmek, gülümsemek… Eskidendi! – AYHAN EĞRİLMEZ

Endüstriyel toplumun “hızlı ileri sarma” temposu, içten gülümseme olanaklarımızı uzun ve yorucu çalışma saatleriyle elimizden alırken, bize bol gülme efektli, hızlı tempolu “sit.com”ları sunuyor.

  • Gülmek pirzola yemeye eşdeğerse kolesterolümüz de yükselir mi? – TİMUÇİN ORAL

Eskilerin dediği gibi gülmek “pirzola yemek” kadar yararlı mıdır gerçekten? Japonya’da yapılan bir çalışma gülmenin anne sütünün cilt alerjileri üzerindeki iyileştirici etkisini artırdığını iddia ediyor. Anneleri karınlarını doyurmadan önce bebeklerini güldürürlerse egzamaları da geriliyormuş. Eğer annelere emzirme öncesi Şarlo filmi gösterirseniz, bebeklerinde daha az alerjik tepkiler görülüyormuş.

  • Jelastik Hatice – KEREM DOKSAT

Hiçbir memnuniyet veya sevinç duygusu olmaksızın, katıla katıla gülmek. Başlarda birkaç saniye sürerken, artık süre 10-15 dakikayı bulabiliyordu. (…) Hatice Hanım’ın tek derdi, kısmen nadir rastlanan bir epilepsi (sara) hastalığından mustarip olmaktı. Bunun adının Jelastik Nöbet olduğunu öğretince, dertlerine de deva bulmanın keyfiyle, kendileri Jelastik Hatice diye takma isim uydurdular.

  • Karanlıkta kahkaha – TUBA AKYOL

“Gülme her şeyden önce bir düzeltmedir” diyor Bergson. “Toplum kendisine karşı saygısızca davranışların öcünü gülme ile alır.”

  • Güzel gülmek – SİBEL ERENTAY

Galiba herkes “güzel gülmek” için çaba harcamalı. Yoksa gülmek de unutulup gidecek bu yaşam şartlarında.

  • Kadın kahkahası – HANDE ÖĞÜT

Gülme, kadının en vahşi cinselliğidir; fizikseldir, temeldir, tutkuludur, hayat vericidir ve bu yüzden uyarıcıdır. Jenital uyarılma gibi bir hedefi olmayan bir cinsellik türüdür. Kutsaldır çünkü iyileştiricidir, şehevidir çünkü bedeni ve onun duygularını uyandırır, cinseldir çünkü heyecan vericidir ve haz dalgalarına neden olur.

  • Bir geyiğin anatomisi – GAMZE İNAN, EVREN ŞAR

Kendi kendinizeyken gülüyor musunuz hiç? Hayır mı? Peki pek eğlenceli bir süreç olan bu geyik muhabbeti nedir?

  • Gülmeyi bilememenin gülünçlüğü – AHMET İNAM

Deli deli gülmeler, kıkırdamalar, bir top ateşi gibi kahkahalar… Gülme, insan olmanın çekirdeğinde. Onu da yozlaştırmışız. Her şeyi yozlaştırıp kokuşturduğumuz gibi.

  • Ah felsefe! Durup düşünmekten gülüp geçmeye vaktin yok – ÇETİN BALANUYE

Evrendeki her şeyin süreksiz olabileceği fikriyle uzlaşma cesareti gösteremeyen bu burnu büyük varlık, gülüşü de istismar etmeyi ihmal etmemiş, “gülen insan” kavramını icat etmiş, her şey gelip geçici olsa da bir tek insanın hep kalacak olduğu yanılgısını itinayla beslemiştir.

  • Güldürme beni… – FİGEN ŞAKACI

1997–1999 yıllarında sahneye çıkan Türkiye’nin ilk kadın “stand-up”çısı Figen Şakacı, bir dönemi ve insanın bin bir türlü halini anlatmıştı. “Gülmenin neşeyle bir alakası yoktu aslında. Kimse neşelenmek için gelmiyordu; ortak mutsuzluk hallerine gülüp geçmek, içini rahatlatmak için geliyordu. Bir tür sinir boşalımı, bir katharsis, hadi biraz daha kuramsal damara gireyim; bir nevi ‘kendini birilerinin önünde kutlama edimi’ydi gülmek…”

  • Gülmenin “yüz”ü – HAYDAR ERGÜLEN

Bir “Gülme Duvarı” yapılsa, Taksim’de, Kadıköy’de, Bakırköy’de, başka meydanlarında şehrin böyle “gülme duvarları” olsa, gitsek, avazımız çıkıncaya kadar gülsek gülsek gülsek! Berlin Duvarı, Utanç Duvarı, Ağlama Duvarı, ama en güzeli Gülme Duvarı!

  • Gülme – İLYAS BAŞSOY

Gitgide karanlık bir ortaçağ ülkesine dönen ülkemizde gülmeye, kahkahalar atmaya, alay etmeye ve bazen tokat yesek, bazen işkence görsek bile, bundan hiç vazgeçmemeye mecburuz.

  • Ağlayanlarla kalmak – AHMET TULGAR

Sevdiklerimizi kaybettiğimizde onları daha çok gülüşleriyle, gülerken hatırlarız. Her kaybettiğimiz insan giderken gülüşünü de götürür. Ve ağlayışlarımız biraz da bunun içindir.

  • Gizli bir cemiyet faaliyeti olarak fıkra Fısıltıyla kahkaha – İSMAİL GÜZELSOY

Kim yaratıyor bunca fıkrayı, nasıl çoğaltıp kulaktan kulağa, dilden dile, gönülden gönüle yayıyor bu hayâsız fısıltıları? Ne çıkarı var bu adamların?

  • “Gülümseme”nin dayanılmaz ağırlığı – YAŞAR SÖKMENSÜER

O iki oyuncu belki sormuştur eşine, dostuna: “Beni izledin mi? Hani o gülümsemeyen, iki ölü oyuncu var ya, biri bendim…” Keşke tüm oyuncular böylesine masum, rahat açıklayabilseler yaşamdaki rollerini.

  • Bana yıllar önce çılgınca güldüğüm bir sahneyi hatırlattınız – FUAT ULUS

Mizahın günlük yaşamımızdaki ender kullanımı, maalesef sinemada da yaşanıyor.

  • Sanat gülmek için midir? – EBRU ACAR TARALP

Büyük şehirde yaşam zorlaşırken eğlence teknikleri çeşitlenip gelişiyor. Şehrin yol açtığı sıkıntı, şehir insanının kronik stresi, eğlence yoluyla kabul edilebilir sınırlara çekilmeye çalışılıyor.

  • Gülüverin seyahatleri – SUKUTİ
  • Gülerek poz veren topluluk; Sosyete – BAHADIR BARUTER

 

  • Klasik üsluptan romantik üsluba müzikal gülüş ve istihza – ALİCAN ÇAMCI

Müzikte istihza, her daim soyut olmak durumunda değildir. Ama Haydn ve Mozart’ın güldürüsü ile Beethoven’ın gülüşü aynı şey değildir. Haydn’da güldürü sabit, yeri ve işlevi belli olan bir şey iken, Mozart’ta aynı operatik güldürü bilhassa son dönemde biraz daha karışık hallere bürünmüştür.

  • Çok gülen uzun yaşar. En uzun ömürlü futbolcumuz kim? – KIVANÇ KOÇAK

ABD’de 230 beysbol ligi sporcusunun 1952 yılında çekilmiş fotoğrafları üzerinden yapılan bir araştırma, çarpıcı bir sonucu ortaya koyuyor: Hiç gülmeyen oyuncu grubundakilerin ölüm yaşı 72.9, az gülenlerin 75, çok gülenlerin 79.9.