Şu dünyada insan gibi yaşamak da yoksa…
Açlık ve tarih
Bir kavram düşünün… Kendine; tıpta, psikolojide, tarihte, edebiyatta, sosyolojide, felsefede, dinde, siyasette, sinemada ve fotoğraf sanatında yer bulabilmiş olsun… Açlık…
Bir protesto yöntemi olarak açlık
Dünyada her yıl nüfusun tamamını doyuracak kadar gıda üretilmesine karşın, engellenebilir nedenlerle israf ediliyor ve açlıktan ölen insanlar seyrediliyor.
Gerçekten aç mıyız?
Çoğu şeyde olduğu gibi iştah kontrolümüz de çocuklukta gelişmeye başlar. Yiyeceklerle olan ilişkimiz ve alışkanlıklarımız bu yaşlarda şekillenir.
Duygusal yeme
Yemek yeme düzenimiz yalnızca bedensel ihtiyaçlarımızla şekillenmiyor, duygularımız yeme alışkanlıklarımızı büyük oranda etkiliyor.
Açlığın “var”lığı
Bu yazıda odaklanmak istediğim alan fiziksel boyuttaki (umwelt) maddiyat ve para ile olan ilişkimiz. Fiziksel boyut genel olarak; içinde bulunduğumuz dünyayı, bedenimizi, nesneleri, coğrafyayı, sağlık durumumuzu ve faniliğimizle ilişkimizi kapsar.
Açlık ve diyabet
İnsan, doymak ister. Doyabilmesi içinse açlık hissetmesi zorunludur. Bu, insanın varoluşsal paradoksudur.
Maddi yoksunluğun psikolojik karşılıkları
Bu yazıda odaklanmak istediğim alan fiziksel boyuttaki (umwelt) maddiyat ve para ile olan ilişkimiz. Fiziksel boyut genel olarak; içinde bulunduğumuz dünyayı, bedenimizi, nesneleri, coğrafyayı, sağlık durumumuzu ve faniliğimizle ilişkimizi kapsar.
Dijital ve sentetik açlık
İnsan, doymak ister. Doyabilmesi içinse açlık hissetmesi zorunludur. Bu, insanın varoluşsal paradoksudur.
Bir yineleme zorlantısı: İlk açlık
Bilinçdışımız, kurduğumuz ‘ilk bağ’ı unutmaz ve bazı değişkenlerle onu bir bağlanma modeli haline getirir.









